Çorum
Açık
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8256 %0.05
56,0654 %0.12
Ara

Bakan Kim

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Köylüler toplanmış Nasreddin Hoca’ya sormuşlar:
– Hocam bal ve sirke birbiriyle uyuşmazmış derler, doğru mu sizce?
Hoca biraz düşünmüş ve gidip mutfaktan bal ve sirke almış. Bir kaşık bal yiyip üstüne sirke içmiş. Yüzünü ekşiterek:
– Neden uyuşmasın, gayet de iyi anlaşırlar, demiş.
Yüzünü görenler:
– E, Hoca yüzün ekşidi ama demiş.
Hoca cevabını vermiş:
– Onlar anlaştı anlaşmasına ama beni aradan çıkarmaya çalışıyorlar.
Çift yarık deneyi, ışığın ve küçük parçacıkların hem dalga hem de parça gibi davranabildiğini gösteren ünlü bir fizik deneyidir.
Deneyin yapılışı ve temel mantığı şöyledir.
Arkasında iki ince yarık bulunan bir engel ve en arkada bir perde vardır. Yarıklara ışık veya elektron gibi minik maddeler gönderilir. Eğer gönderilen şeyler su dalgası gibi hareket ederse, iki yarıktan geçer ve perdede birbirini güçlendiren ya da yok eden çizgiler oluşturur. Eğer bunlar sadece birer top gibi (parçacık) davranırsa, perdede sadece iki düz çizgi oluşması beklenir.
Elektronlar tek tek gönderildiğinde bile perdede dalga gibi girişim deseni oluşur. Yani her elektron sanki aynı anda iki yarıktan da geçip kendi kendisiyle girişim yapar.
İşin ilginç kısmı ise şimdi başlıyor.
Bilim insanları "Hangi yarıktan geçiyorlar?" diye bakmak için yarıkların önüne bir gözlem aleti (dedektör) koyarlar. Ve gözlem yapıldığı anda elektronlar dalga gibi değil, katı birer parçacık gibi davranır ve perdede sadece iki çizgi oluşur. Yani ölçüm yapmak, maddelerin davranışını doğrudan değiştirir.
Özetle şöyle söyliyeyim. Tıplı bal ve sirkenin uyuşup uyuşmamasının onu deneyimleyene bağlı olması gibi, elektronlarında ne yapacağı bir gözlemciye bağlıdır.
Sizde çocukken düşünür müydünüz, acaba gözlerimi kapattığımda dünya duruyor mu diye? Belki de gördüğünüz her şey sadece sizin için perdelenen bir oyundur, kim bilir? Kim bilecek tabiki gözlemci bilir.
Bu deney ve Nasrettin Hoca bana Abdulkadir Duru’nun İzhar adlı kitabının sonundaki o vurucu cümleyi yeniden hatırlattı.
“Gören mi gerçektir, görülen mi?”
Cevap, gören gerçektir.
Gören!
Bak cevaplar her zaman olduğu gibi aynı yere çıktı.
Sana!
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *