Çorum
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,0093 %0.05
55,7233 %-0.07
Ara

En İyi Ayrılırken Tanırsın!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Süper Lig heyecanını tarihinde ilk kez yaşayan Arca Çorum FK'de, yeşil sahadaki mücadelenin önüne geçen yönetimsel zafiyetler ve kriz yönetimi eksikliği kafamda soru işaretleri yaratmaya devam ediyor. Kulübü bu tarihi noktaya taşıyan teknik heyetle yaşanan ani kopuş, stres anlarındaki fevri tutumlar ve iletişim becerisinden yoksun ayrılık süreçleri, kırmızı-siyahlı kulübün profesyonelleşme yolunda daha katetmesi gereken çok mesafe olduğunu düşündürüyor.
Arca Çorum FK taraftarı Uğur Uçar’ın görevden ayrılmasına hem çok üzüldü hem de çok şaşırdı. Tarihinde ilk kez Süper Lig’de mücadele eden takımlarının sergilediği performansı “umut vadeden” bulan çoğu taraftar bu karara anlam veremezken, azınlık ise kararı doğru buldu. Takıma geldiği andan itibaren oynattığı futbol ile Tahsin Tam, Çağdaş Çavuş ve Hüseyin Eroğlu gibi isimlerin futbolunu geride bırakan ve takımı Süper Lig’e çıkarma başarısı gösteren genç ve gelecek vaadeden teknik adam ile yollar ansızın ayrıldı. Kulüp ayrılık ile ilgili detay vermese de Uğur Uçar’ın veda mesajında ayrılık sebebi “fikir ayrılıkları” olarak açıklandı. Uğur Uçar sadece oynattığı futbol ile değil duruşu ile de Çorum FK’lilerin gönlünde yer edinen bir isimdi. Ayrılıklar elbette futbolun doğasında olan şeyler ancak ollaya bir adım geriden baktığımızda Arca Çorum FK yönetiminin ayrılıklar konusunda ne kadar başarısız olduğunu görmek hiç de zor değil. Sezon başından bu yana hep gelen transferlere odaklandık. Ben transferlerin ne kadar akılcı ve ayakları yere basan tercihler oluşunu övdüm ancak gelen transferler kadar giden transferlerin de kulüp yönetimi hakkında ciddi ipuçları verdiğini düşünüyorum.

GELENLER KADAR GIDISLER DE YÖNETIMIN AYNASIDIR
Kulüp scouting işini belli ki emin ellere teslim etmiş, çok da iyi yapmış ancak kulüpten ayrılan isimlerin açıklamalarına baktığımızda kulüp aklının bu noktada “geçimsiz” olduğunu görüyorum. Örneğin; Yusuf Erdoğan, Pedrinho, Aleksic, Hüseyin Eroğlu gibi isimler kulüpten ayrıldıktan sonra yaptıkları paylaşımlar ile kulüp yönetimine sitem etmişti. Eroğlu ve ekibi haksızlığa uğradığını; Yusuf Erdoğan, Pedrinho ve Aleksic kendilerine yeterli değerin verilmediğini savunan sert açıklamalar yapmıştı. Sezon başı iç transferde futbolcular ile kurulan diyalogların futbolcuları ne denli üzdüğünü de işiten biri olarak kulüp yönetiminin bu tavrının Kırmızı-Siyahlılara ciddi zararlar verebileceğini düşünüyorum. Üst düzey yöneticilerin bu tavırlardan vazgeçip daha sağlıklı iletişim kurması çok önemli.

FEVRI ADIMLAR, CEZALAR VE İLETISIM KAZALARI
Yönetim dışarıdan bakıldığında fevri ve huysuz bir görüntü çiziyor. Bunu Alanyaspor maçı sonrası yaşanan basın açıklamasında da gördük. Maç bitişi Kulüp Başkanı Savaş Balçık’ın yaptığı basın açıklaması öncesinde yaşananlar kulübün tecrübesizliğe rağmen gereksiz bir agresifliğe sahip olduğunu gözlerimin önüne serdi. Nerede açıklama yapacağı konusunda bile yeterli bilgiye sahip olamayan yönetim, soğukkanlılıktan uzak spontane bir açıklama yaparak kendine zarar verdi.
Yayıncı kuruluş hariç hiçbir basın mensubunun bulunamayacağı alanda yerel basına açıklama yapmak isteyen yönetim buradan basının da fırça yemesine sebep olarak ayrıldı. Kulüp Başkanı Savaş Balçık’ın yaptığı o ani ve soğukkanlılıktan uzak açıklama ise kamuoyu tarafından karşılık bulamadı üstüne bir de cezaya neden oldu. Tıpkı sezon başında Anitta Otel’de yapılan basın toplantısındaki açıklamalar gibi yönetimin bu reaksiyonu da hiç hoşuma gitmedi. Profesyonelleşmek, kulübün çıkarlarını korumak için her şeyden önce olgunluk ve sağlıklı iletişim becerisi geldiğini düşünüyorum. Gündem olmak için agresifliği değil de başarı için yapılan doğru adımların seçilmesi gerektiğini düşünüyorum.

YENI DÖNEM, YENI RISKLER:
HAKEM İSYANLARI VE CEZALAR
Hüseyin Eroğlu’ndan sonra Uğur Uçar tercihine temkinli yaklamış ancak yanılmış biri olarak, bu kez de Burak Yılmaz tercihini eleştireceğim. Uğur Uçar gibi güzel futbol ve bol gol ile takımı Süper Lig’e çıkarma başarısı göstermiş, Süper Lig’deki ilk altı hafta da zorlu fikstüre rağmen fena sonuçlar almayan gelecek vaadeden bir genç teknik adam ile bu süreçte nasıl bir fikir ayrılığı yaşadınız ki olay görevden ayrılma noktasına geldi. Bu konuda yeterli bilgiye sahip değilim ancak yönetim teknik heyetin işine karışıyorsa bu da ciddi bir problem.
Uçar’ın ayrılmasından takımın başına Burak Yılmaz’dan ziyade teknik direktörlük görevi için ismi anılan Abdullah Avcı’nın getirilmesinin ise daha doğru bir karar olacağını düşünüyordum. Avcı gibi -seversiniz, sevmezsiniz- bir oyun felsefesi olan, tecrübeli bir teknik adamın yerine daha önce Merkez Hakem Kurulu gibi dokunulmazlığı olan (!) bir kurum tarafından yaptığı doğru ve sert açıklamalardan dolayı mimlenmiş bir ismi takımın başına getirmek bana çok akılcı gelmedi. Ülkemizdeki futbolun kötü gidişatının sebebini Merkez Hakem Kurulu olarak gören biri olarak, bu haftadan itibaren bolca “hakem hataları” ile karşı karşıya kalacağımızı düşünüyorum.
Bu gidişle yönetim daha çok maç sonu hakem isyanı açıklaması yaptığı için, taraftar da maç içinde hakem aleyhine tezahüratı için çok ceza alır.
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *