Çorum
Parçalı az bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,1965 %0.08
55,2240 %0.02
Ara

Kaybolmadı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Nasreddin Hoca bir gün alışveriş yapmaya en sevdiği eşeğini de alarak gitmiş. Eşeğini bir ağaca güzelce bağlamış ve alışveriş yapmaya başlamış. Bir sürü şey alıp eşeğine doğru yürümeye başlamış. Ancak eşeği orada yokmuş.
Hemen bir adam tutarak bağırmasını istemiş:
-Nasreddin Hoca’nın eşeğini kim bulup getirirse; Hoca ona alışveriş çuvallarını, eşeğin semerini ve parasını verecek.
Duyanlar şaşkın bir şekilde:
-Hoca Efendi madem bulunduğunda eşeğini geri vereceksin neden arıyorsun, demişler.
Hoca gülümseyerek:
-Kaybolan şeyi bulmanın tadı başkadır. Her şeyi kaybedeceğimi de bilsem o eşeği bulup çalana geri vereceğim, demiş.
Sahip olduklarımızın değeri bilerek yaşamak zor. İnsan daha çok olmayana ya da kusurlu olana kafayı takmayı seviyor. Gerçekten seviyor, zihnimiz genelde olduramadıklarımızla meşgul değil mi?
“Hastayken en önemli şeyin sağlık olduğuna karar veriyorum. İyileştiğimde tekrar para olduğunda karar kılıyorum” diye bir söz okudum geçen gün. Para olduğunda belki eş, eşin olduğunda çocuk, çocuk olduğunda fiziksel görüntün diye bu uzar gider. Olduğunda derken bu konularda sıkıntı yaşamadığında. Ama zihnin her zaman bir şey bulur sana hatırlatacak. Oysa oldurduklarını pek hatırlatmaz.
Hastalanıpta yatağa düştüğünde dertlerin dert olarak gözükmez gözüne, aman dersin bir iyileşip  kalkayım da hallederim ne var…
Nasrettin Hoca her zaman olduğu gibi haklı yani. Kaybettiğinde öyle kıymetli oluyor ki, şuan elinde sıradan gördüğün ama bir zamanlar elde etmek için uğraştıkların. Ya da hiç uğraşmadan hayatın sana hediye ettikleri. 
Yani o kıymet duygusuna sahip olmak, bir şeylere sahip olmaktan daha değerli. Minnet, şükür… işte bu his geldiyse demek istemiş Hoca Nasrettin, elimde avucumda bir şey kalmasa da olur. Gökyüzüne bakar güneşe bile mutlu olurum, yağmur yağıyorsa ona da sevinirim nasılsa. Bulduğu en sevdiği eşşeği olmuyor demek ki, bulduğu bir şeyi çok sevmesi yani varlığının onu mutlu etmesi oluyor. Eşşeğe sahip olsan ne, olmasan ne!
Bir de çok şeyin olur saymakla bitiremezsin, neyi vizyonladıysan elde etmişsindir ama bir türlü tatmin olmaz o arzudan o arzuya koşup gidersin.  Ta ki tatmin olmam için bunların hiç birisine ihtiyacın olmadığını fakat ihtiyacın olmadığını anlaman içinde bunların hepsine sahip olman gerektiğini görene kadar.
Tıpkı Hoca’nın en sevdiği eşşeğini gözden çıkarabilmesi için onu tekrar kazanması gerektiği gibi.
Oysa hiçbir şey kaybolmadı, sadece unuttun. Hadi şimdi hatırla…
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *