Suçlu Kim
Köyün birinde, bir adam at çalıp evine getirmiş. Oğluna;
“Al bu atı pazara götür sat. Ben gidersem beni tanırlar” demiş.
Oğlu da atı alıp satmak için pazara götürmüş.
Bir iki alıcıdan sonra biri gelmiş, ata bakmış,
“Bunun ayağı sakat” demiş.
Çocuk da “Hayır sakat değil” diye karşılık vermiş.
Adam, yok sakat gibi duruyor bir bineyim de kontrol edeyim o zaman demiş.
Adam, ata binmiş gidiş o gidiș…
Çocuk akşam eve gelmiş.
Babası bakmış oğlanın yanında at yok. Atı sattı diye heyecanlanmış.
“Kaça sattın oğlum?” diye sormuş!
Oğlu da “Valla baba geldiği fiyata
gitti” demiş.
İlahi adalet, farklı din ve inanç sistemlerinde evrendeki yüce bir gücün, Allah’ın iyiliği ödüllendiren ve kötülüğü cezalandıran kusursuz ve nihai adalet anlayışıdır. Fakat her zaman aynı kanaldan al ver dengesi içinde işlemez.
Şunu demek istiyorum. Atı çaldın diye at gitmezde elinden, sevdiğin biri tarafından incitilirsin. Veya bir terslik gelir başına sen adına şanssızlık dersin, halbuki epey bir dedikodu yapmışsındır evvelsi gün birisi hakkında. Bir ilişki kurmazsın bu iki durum arasında.
İnanan insanlar, tesadüflere inanmayanlardır.
“Hiçbir olay başıboş, diğerlerinden bağımsız ve bağlantısız değildir. Her olay, direkt veya endirekt olarak diğer olaylara bağlıdır. Böylece bütün kâinat, bütün cüzleriyle büyük bir bağ şebekesiyle örülmüştür... “ (Bedri Ruhselman)
Bu anlayışta suçlu yoktur. Olmaması gereken bir durum, olay yoktur. Bu anlayışta kurban bilinci yoktur. Haksızlık yoktur. Adaletsizlik yoktur. Üstüne düşen, senin sorumluluğunda olan tek şey doğru bir insan olarak yaşamaktan başka bir şey değildir. Tabi bu etkisiz ve tepkisiz olmak gibi anlaşılmasın. Doğru insan olmanın yolu, her olay ve durumda gerekli davranışı sergileyebilmektir. Her zaman yapabilir miyiz, yok sanmıyorum. Öyle olsaydı dünya boyutunda ne işimiz vardı? Hedef kusursuzluğa ulaşmak olsa kusurlu olurduk ki, bence değiliz.
Matrix filminde bir sahne var. Kahin ve Neo arasında bir dialog. Şöyle diyor Neo’ya kahin;
“Buraya bir seçim yapmaya gelmedin. Sen seçimini çoktan yaptın. Buraya, bu seçimi neden yaptığını anlamaya geldin."
Yani izlemek, olayları ve durumları izlemek. Kendini ve başkalarını izlemek gerek. İlişkilerini çözebilmek. Her şey yaşandı ve bitti zaten diyorlar. Sen otur izle bakalım yaşadığın hayatı tepkilerinin, konuşmalarının, davranışlarının yarattıklarını izle. İzle de gör kimmiş bu sana yanlış işler yapanlar, yanlış konuşanlar, yanlış davrananlar…
Benmişim.
Benmişim, atımı çalan hırsız başkası değil yine benmişim.