Sosyal güvenlik sistemiyle ilgili tartışmalar sürerken, emekli maaşları ve asgari ücrete ilişkin yeni değerlendirmeler dikkat çekiyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, köşe yazısında paylaştığı verilerle, son yıllarda maaş yapısında oluşan değişimin uzun vadeli sonuçlarına işaret etti.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen ve en düşük emekli aylığının 16 bin 881 liradan 20 bin liraya yükseltilmesini öngören kanun teklifine değinen Erdursun, bu artışın tüm emekliler açısından aynı etkiyi yaratmadığını vurguladı. Yüksek prim ödeyerek emekli olanların maaşlarının, taban aylığa yapılan artışlardan sınırlı şekilde yararlandığını belirtti.
Erdursun, Ocak 2026 itibarıyla asgari ücretin 22 bin 104 liradan 28 bin 75 liraya çıkarıldığını, aynı dönemde en düşük emekli maaşının da 20 bin liraya ulaşmasının öngörüldüğünü hatırlattı. Bu artışların ilk bakışta olumlu göründüğünü ifade eden Erdursun, ancak rakamların alım gücü açısından aynı sonucu üretmediğine dikkat çekti.
Milyonlarca emeklinin aylığında yüzde 12,19’luk bir artış yapıldığını belirten Erdursun, bu oranın yalnızca resmi enflasyon farkını yansıttığını, günlük yaşam maliyetlerini karşılamakta yetersiz kaldığını dile getirdi. En düşük emekli aylığına yapılan düzenlemelerin, ortalama maaşlar üzerinde kalıcı bir iyileşme sağlamadığını da ekledi.
Yıllar içinde maaş makası nasıl değişti?
Paylaşılan verilere göre, Ocak 2019’da hazine katkısıyla en düşük emekli maaşı 1.000 lira olurken, ortalama emekli aylığı 2.090 lira seviyesindeydi. Bu dönemde maaşlar arasındaki fark yüzde 109 olarak kaydedildi.
Temmuz 2025’te en düşük emekli aylığı 16 bin 881 liraya, ortalama maaş ise 20 bin 992 liraya yükseldi. Aradaki fark yüzde 24’e kadar geriledi.
Ocak 2026 için yapılan projeksiyonda ise en düşük emekli aylığının 20 bin lira, ortalama emekli maaşının yaklaşık 23 bin 551 lira seviyesine çıkması bekleniyor. Bu durumda farkın yüzde 18’e kadar düşeceği öngörülüyor.
Erdursun, bu tabloyu “ortalama maaşların yukarı taşınmasından çok, en düşük aylığa doğru sıkışma” olarak tanımladı.
Asgari ücrette ara zam beklentisi
Asgari ücrete yapılan yüzde 27’lik artışı da değerlendiren Erdursun, 2026 yılı için belirlenen hedef enflasyon dikkate alındığında Temmuz ayında bir ara zam ihtimalinin zayıf olduğunu belirtti. Ocak ayında yapılan artışın yılın tamamı için planlandığını ifade eden Erdursun, enflasyonun hedeflerin üzerinde seyretmesi halinde reel kayıpların kaçınılmaz olabileceğini söyledi.
Bu durumun yalnızca asgari ücretlileri değil, asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışanları da etkileyeceğini belirten Erdursun, orta gelir grubunun da alım gücünde kayıp yaşayabileceği uyarısında bulundu.
“Sorun taban maaşta değil, ortalamada”
Erdursun’a göre temel sorun, en düşük emekli maaşının artırılması değil; ortalama emekli aylığının ve ortalama ücret seviyesinin korunamaması. Yüksek prim ödeyenlerin enflasyon karşısında yeterince korunamadığı bir sistemde, prim ödeme motivasyonunun da zayıfladığını ifade etti.
Bu yapının devam etmesi halinde, 2026 sonrası dönemde sosyal güvenlik sistemi açısından yeni sorunların gündeme gelebileceğini dile getiren Erdursun, gerçek refahın yalnızca nominal zamlarla değil, reel gelirlerin korunmasıyla mümkün olabileceğini vurguladı.