Avrupa enerji piyasaları, hafta sonu Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin ardından adeta sarsıldı. Küresel enerji tedarikine yönelik endişelerin bir anda büyümesi, doğalgaz fiyatlarını sert biçimde yukarı taşıdı. Piyasalar haftaya şokla başlarken, Avrupa’da gaz fiyatları tek günde yüzde 35,5 artış gösterdi.
ABD ve İsrail’in hafta sonu İran’a karşı başlattığı ortak saldırılar, küresel enerji arzına ilişkin risk algısını yükseltti. Enerji tedariki açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda tanker geçişlerinin keskin şekilde azalması, piyasaları doğrudan etkiledi. Dünyadaki sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatının yaklaşık yüzde 20’sinin bu dar geçitten yapılması, Avrupa başta olmak üzere birçok bölgede fiyatların hızla yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu.
Avrupa’nın referans gaz ticaret noktası olan Hollanda merkezli TTF’de nisan vadeli kontratlarda megavatsaat başına fiyat, Türkiye saatiyle 20.00 itibarıyla 43,3 eurodan kapandı. Bu seviye, 27 Şubat kapanışına göre yüzde 35,5’lik artış anlamına geliyor. Gün içinde fiyatların 48,8 euroyu görmesi ise piyasadaki tedirginliğin boyutunu ortaya koydu.
Katar’daki LNG tesisine saldırı fiyatları tetikledi
İran’dan fırlatılan insansız hava araçlarından birinin Katar’ın Ras Laffan Sanayi Şehri’nde bulunan Qatar Energy’ye ait LNG üretim tesisini hedef alması ve şirketin üretimi durdurması, fiyatlardaki sert yükselişi hızlandırdı. Katar, dünyanın en büyük LNG ihracatçıları arasında yer alıyor ve ihracatının neredeyse tamamı Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor. Bu nedenle bölgedeki her gelişme, küresel gaz piyasalarında zincirleme etki yaratıyor.
AB’den “acil risk yok” mesajı
Avrupa Komisyonu sözcülerinden Anna-Kaisa Itkonen, Brüksel’de düzenlenen basın toplantısında Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti. Itkonen, mevcut analizlere göre Avrupa Birliği için acil bir enerji arz güvenliği endişesi bulunmadığını ifade etti. AB’nin yer altı doğal gaz depolama kapasitesinin yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğunu aktaran Itkonen, bunun kış sonu için yeterli sınırlar içinde olduğunu söyledi.
AB’nin doğal gaz koordinasyon grubunun 4 Mart’ta toplanarak gelişmeleri değerlendireceği bildirildi. Birlik, LNG tedarikinin yaklaşık yüzde 60’ını ABD’den sağlarken, önemli bir kısmını da Orta Doğu’dan temin ediyor.
Hürmüz Boğazı neden kritik?
Basra Körfezi’nin ağzında yer alan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’daki petrol ve LNG üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor. Küresel LNG ihracatının yaklaşık beşte biri bu geçit üzerinden taşınıyor. Özellikle Çin ve diğer Asya ülkeleri bu hattı yoğun biçimde kullanırken, olası bir aksama küresel arz-talep dengesini doğrudan etkiliyor.
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’ndaki her gerilim, yalnızca bölge ülkelerini değil, Avrupa’daki tüketicileri de yakından ilgilendiriyor. Enerji piyasalarında oluşan fiyat dalgalanması, önümüzdeki günlerde elektrik ve sanayi maliyetlerine de yansıyabilir.