Hak arama hürriyetini kullanan araç sahiplerini yakından ilgilendiren yepyeni bir hukuki sınır çizildi. Danıştay Sekizinci Dairesi, itirazı devam eden trafik cezalarının idare tarafından erkenden tahsil edilmeye çalışılmasına "dur" diyerek tüm Türkiye'yi kapsayacak emsal bir içtihada imza attı.
Hukuk Mücadelesi İzmir'den Başladı
Karara temel oluşturan süreç İzmir'de yaşandı. A.D. isimli bir sürücüye, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında hız sınırını aştığı gerekçesiyle 1.506 TL idari para cezası kesildi. Söz konusu cezanın haksız bir uygulama olduğunu savunan sürücü, iptal edilmesi talebiyle Menemen Sulh Ceza Hakimliğine yasal itirazda bulundu.
Dosya mahkemede incelenmeye devam ederken, idari yaptırım tutanağı doğrudan Taşıtlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne iletildi. Vergi dairesi, yargı süreci henüz sonuçlanmadan sürücü adına resmi ödeme emri düzenleyerek tahsilat sürecini başlattı. Sürücünün bu duruma karşı İzmir 2. İdare Mahkemesi'ne açtığı iptal davasının da reddedilmesi üzerine, Danıştay Başsavcılığı hukuka aykırılık gerekçesiyle devreye girdi.
"Kesinleşmeyen Kamu Alacağı Takip Edilemez"
Danıştay Başsavcılığının itirazı üzerine dosyayı ele alan Danıştay Sekizinci Dairesi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerini detaylıca inceledi.
Yüksek Mahkeme; idari para cezalarına karşı sulh ceza hakimliğine başvurulması durumunda, bu cezanın ancak yargısal sürecin tamamen bitmesiyle "kesinleşmiş" nitelik kazanacağını vurguladı. Takip işlemlerini yürüten idarenin, kamu alacağının kesinleşip kesinleşmediğini resen (kendiliğinden) araştırmakla yükümlü olduğunun altı çizildi.
Ödeme Emri İptal Edildi
Değerlendirmelerin ardından Danıştay Sekizinci Dairesi, yargı aşamasındayken ve ceza kesinleşmeden tahsil aşamasına geçilerek ödeme emri düzenlenmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu belirtti.
İzmir 2. İdare Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararı oy birliğiyle bozuldu. İlgili bakanlıklara da örneği gönderilen bu emsal karar sayesinde, trafik cezasına itiraz eden sürücüler artık mahkeme sonuçlanana kadar haksız bir haciz veya tahsilat işlemiyle karşılaşmayacak.