Küresel piyasalarda kartlar yeniden karılıyor. Değerli metaller, sadece birer yatırım aracı olmaktan çıkıp jeopolitik birer "sigorta" poliçesine dönüşürken, ANZ Bank’tan gelen son rapor tüm ezberleri bozacak cinsten. Yatırımcıların gözü kulağı Fed’in faiz indirimlerindeyken, Kumari ve Hynes imzalı analiz, madalyonun öteki yüzünü; yani petrol fiyatlarından beslenen o devasa enflasyon dalgasını işaret ediyor. Tabela alev alacak mı yoksa bir geri çekilme mi yaşanacak? İşte dev bankanın süzgecinden geçen o 12 aylık rota.
Piyasalar artık doğrusal bir çizgide ilerlemiyor. ANZ analistlerine göre, önümüzdeki bir yıl boyunca yatırımcıları üç farklı psikolojik ve ekonomik döngü bekliyor. İlk durak, petrol fiyatlarının yükselişiyle tetiklenen "enflasyon korkusu." Bu süreçte Fed'in faiz indirimlerini Eylül ayına kadar ötelemesi kuvvetle muhtemel. Haliyle ons altın üzerinde kısa süreli bir baskı hissedilebilir. Ancak bu, fırtına öncesi sessizlikten başka bir şey değil.
İkinci aşamada ise yüksek enerji maliyetleri devreye girecek. Sanayi üretimi yavaşlarken, büyüme rakamlarındaki kan kaybı "stagflasyon" riskini masaya getirecek. İşte tam bu noktada üçüncü aşama başlayacak: Merkez bankalarının mecburi geri vitesi. Faiz indirimlerinin ve gevşek para politikasının kaçınılmaz olduğu bu dönemde, altının dizginlerinden boşanması bekleniyor.
ANZ Bank, altına yönelik uzun vadeli hedeflerinde stratejik bir makas değişikliğine gitti. Daha önce 5 bin 800 dolar olarak telaffuz edilen yıl sonu beklentisi, teknik düzeltmelerle 5 bin 600 dolar seviyesine çekildi. Ancak asıl manşet "6 bin dolar" hedefinde saklı. Banka, altının bu tarihi zirveye ulaşma takvimini 2027’nin başından, 2027’nin ortalarına kaydırdı.
Analistler bu durumu bir "erteleme" değil, "güç toplama" süreci olarak nitelendiriyor. Mevcut piyasa dalgalanmalarında ons başına 4 bin 500 dolar seviyesi artık bir "kale" kadar güçlü destek konumunda. Uzmanlara göre yaşanacak her türlü geri çekilme, portföyünde altın bulundurmayanlar için son büyük alım fırsatı olabilir.
Peki, dünya neden altına bu kadar iştahlı? Raporda bu sorunun yanıtı çok net: Küresel mali dengelerin bozulması ve ABD dolarından uzaklaşma çabaları. Özellikle Orta Doğu’daki bitmek bilmeyen jeopolitik gerilimler, merkez bankalarını rezervlerini çeşitlendirmeye zorluyor. Altın artık sadece "güvenli liman" değil, sistemin dışına çıkmak isteyenlerin "sigorta varlığı" haline geldi.