Ankara kulislerinde ve sosyal güvenlik masalarında şu sıralar en çok konuşulan konulardan biri, milyonlarca çalışanın ufkunu açacak yeni bir emeklilik penceresi. Dün akşam saatlerinde SGK Uzmanı İsa Karakaş'ın yaptığı o çarpıcı açıklamalar, erken emeklilik hayali kuran ama yaş engeline takılan yüz binlerce vatandaş için adeta bir can simidi oldu.
Toplum olarak malulen emekliliği hep fiziksel kazalarla, iş cinayetleriyle veya ağır bedensel engellerle özdeşleştiririz. Oysa yorulan, tükenen ve artık çalışma hayatının o acımasız çarklarına adapte olamayan ruh sağlığımız da bize o kapıyı ardına kadar aralayabiliyor. Hem de hepimizin o korkulu rüyası olan "yaş şartı" tamamen ortadan kalkarak!
Rakamlar yalan söylemez. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) resmi verileri, Karakaş'ın o kritik tespitini sonuna kadar destekliyor. Kurum kayıtlarına dönüp baktığımızda, erken yaşta malulen emekli olanların dosya sıralamasında kanser hastalarından hemen sonra kimler geliyor dersiniz? Evet, psikiyatri hastaları.
Demek ki devlet, ruhsal çöküntünün ve ağır psikolojik travmaların iş gücü kaybında ne denli yıkıcı bir faktör olduğunu resmen kabul ediyor. Sistemin sunduğu en büyük avantaj ise zamanla yarışan o meşhur yaş kriterinin tamamen çöpe atılması. Çok genç yaşta olsanız bile, az bir prim günüyle sisteme veda edip düzenli bir maaşa ve ömür boyu ücretsiz sağlık hizmetine anında kavuşabiliyorsunuz.
Burada çok hassas, hukuki bir ayrım var. Herkesin durumu maalesef aynı sepete konmuyor. Uzman isim, sigorta giriş tarihinizin bu sürecin anayasası olduğunu üstüne basa basa vurguluyor.
Eğer psikolojik rahatsızlığınız ilk kez sigortalı olduğunuz tarihten önce varsa, malulen emeklilik kapısı yüzünüze kapanıyor. Ama o ağır depresyon, anksiyete veya diğer psikolojik rahatsızlıklar çalışma hayatı içinde, yani sigorta girişinden sonra patlak verdiyse önünüzde iki farklı kurtuluş reçetesi var.
Malulen emekli olmak istiyorsanız, tam teşekküllü bir hastanenin sağlık kurulundan iş gücü kaybınızın en az yüzde 60 oranında olduğuna dair o resmi raporu almanız şart. Cebinizde 10 yıllık sigortalılık süresi ve asgari 1800 gün (5 yıl) priminiz varsa işlem tamam. Durum çok daha ağırsa ve hasta başkasının bakımına muhtaç bir seviyedeyse, o 10 yıllık süre şartı da rafa kalkıyor; sadece 1800 günle emeklilik onayı alınabiliyor.
Yüzde 40 Raporla Gelen 'Engelli' Şansı
Peki ya heyetten çıkan rapor oranı yüzde 60'ı bulmazsa? İşte o zaman 'Engelli Emekliliği' devreye giriyor. Yüzde 40 ve üzeri bir iş gücü kaybı tespit edildiğinde de o değerli erken emeklilik hakkınız baki kalıyor. Sadece burada prim ve gün sayısı bir miktar esniyor. Hastalığın derecesine ve ilk işe giriş tarihinize göre 15 yıl 3600 günden başlayıp, 18 yıl 4680 güne kadar uzanan farklı bir takvim işliyor.